Nasıl Oyun Yapabilirim?

Nasıl Oyun Yapabilirim?


Merhaba. Adım Fırat. 5 yıla yakın bir süredir oyun geliştirmekle ilgileniyorum. "Neden daha fazla değil?" diye soracak olursanız, tamamen kendi hatam. Bu konuya ilgisi veya merakı olanlar için benim düştüğüm bu hataya düşmemeleri için belki küçük bir kıvılcım ateşleyebilmek belki de önden korkup kaçmanıza neden olmak için bu yazıları yazmaya karar verdim. Belki de sadece bu konuları konuşmak çok içimde kaldı :)

Devamını getirmeyi planladığım bu yazıların ilkini soru cevap formatında yazmayı planlıyorum. O zaman ilk sorudan başlayalım.

Kız mısın? Erkek misin?

Tamam bu soruyu da aradan çıkardığımıza göre düzgünce başlayabiliriz :)

Nasıl bir rol alabilirim? Programlama öğrenmeliyim? Resim çizme konusunda yetenekli olmam şart mı?

Bu tamamen senin seçimine kalmış. Ben oyun yaparken genel olarak programlama görevlerinde yer alıyorum, yalnız birlikte çalıştığım sanatçıların işine burnumu sokmayı çok severim. Daha önce hiç kalkışmamış olduğum bir işe kalkışarak yakın zamanda 3D Modelleme de öğrenmeye başladım, geçen ay katıldığım iki Game Jam* için de programlamanın yanında modelleme de yaptım, şimdilik iyi gidiyor :) Neyse sorumuzun cevabına gelelim, istediğini yapabilirsin. Hiçbir konuda iyi olman şart değil, sadece öğrenmeye istekli olman lazım. Dijital formatta bir oyun yapacaksan programlama öğrenmen veya bilen biriyle çalışman avantajına olur. Yine de öğrenmeden oyun yapmanı sağlayan Unreal Engine için Blueprint ve benzeri bir sürü araç var (Tabi onları da kullanmayı bilmek lazım). Resim veya herhangi bir sanatsal dal için de aynısı geçerli. Kendine güvenip öğrenmeye hevesli olduğun sürece birşeyler üretebilirsin, önemli olan yapmak istemen. Resim yapmak istemeye de bilirsin, o zaman arayıp isteyen birini bulursun.

Hangi konularda rol alabilirim?

Oyun tasarımı(Bu görsel tasarım değil; oyunun oynanışı, amacı, zorlayıcı yanları, bölüm tasarımları ve mantığı gibi yanlarının tasarımı), 2D Çizim, 3D Modelleme, Konsept Çizimi/Yaratımı, Hikaye(Varsa, Olmaya da bilir. Tamamen oyununa kalmış), Müzik, Ses Efektleri(Müzikten farklı bir roldür. 1 saniyelik kılıç kalkan sesleri yaratma gibi işler vardır), Grafik Programcılığı(Kendi Motorunu yazmak istiyorsan), Oyun Programcılığı, vs. 

Bilinen rollerden şimdilik aklıma gelenler bunlar.

Birden fazla konuda rol alabilir miyim?

Elbette! Hatta yaptığın oyuna veya bulunduğun duruma göre daha iyi bir karar bile veriyor olabilirsin. Belki de daha kötü, ama sadece duruma bağlı.

Başkasının işine burnunu sokmak zorunda mısın?

Aslında bir ihtiyaç olarak görüyorum, oyunu oynanabilir bir formata döken kişi olarak elime sadece bir konsept çizimi gelse onla hiçbirşey yapamam sonuçta. Programcının sanatçının işine burnunu sokması da lazım diğeri de. Sanatçı yarattığı animasyonların kafasındaki şekilde oynamadığını görürse birlikte çalışıp bu sorunu çözmeliler, ya da programcı sanatçının çizdiği resimlerin veya yarattığı modellerin oyuna uydurulamayacak bir kompleksiteye sahip olduğunu farkettiyse direk bildiği bilgilerle sanatçıya karışmalı. Bunun dışında programcının oyunu oynayıp test eden kişilerin yorumunu alıp onlara göre belli değişiklikler yapması gerektiği de olur. Zaten bir çok da hata(bug) bulurlar. Aslında doğru olan burun buruna çalışmak zaten.

Oyun geliştirmek oyun oynamaya benziyor mu?

HAYIR! Ama bu zevkli ve ödüllendirici bir deneyim olmadığı anlamına gelmiyor. Oyun yapabilmek için oyun oynamaktan keyif alabilmek lazım bana kalırsa. Yine de oyun yapmayı kötü bir oyunu yüzlerce saat oynamakla karşılaştırabilirsiniz. Hatta olmayan bir oyunu tam bir işşiz gibi kendi kafanızda yüzlerce saat oynadığınızı hayal etmeye çalışmakla da karşılaştırabilirsiniz. Oyun güzel ve oynanabilir bir hal alana kadar programcılar zamanlarını boş objeler, kutular, mantık problemleri, geometrik sorunlar veya bir türlü çözülmeyen hatalarla geçirir. Sanatçılar hareket etmeyen sıkıcı şekillerle, birlikte bulunmayan ayrı ayrı bir sürü resim veya modeli detaylandırmakla zaman geçirir. Müzikçiler de oluşmamış bir temayı doğru dürüst bir hale getirene dek aynı müziği 1000 defa tekrar çalar. Oyun tasarımcısı ortada hala doğru dürüst bir oyun yokken bir bölümün kolaylığı veya zorluğunun aynı anda zevkli olmasının arasındaki çizgiyi yakalamaya çalışırken kafayı üşütür. Hikayeyi yazan aynı satırı istediği etkiyi vermesi için tekrar tekrar yazmak zorunda kalır.

Evet! Oyun yapmak, kötü bir oyundan da kötüsü, olmayan bir oyunu oynamaya benzer. O oyunu iyi bir seviyeye getirmeden önce kötü bir seviyeye getirmek bile zor bir iştir aslında. Her zorluğa rağmen, benim yine de hoşuma gidiyor :D

Bunun için okula gitmeli miyim?

Şimdi "Yok Steve Jobs, Bill Gates" muhabbetine girmeyeceğim; ama kendini geliştirmek için hiçbir zaman sırtını bir yere dayama. Kendi kendine çalışmadığın sürece oyun geliştirme konusunda en iyi okul dedikleri yere gitsen bile iyi bir oyun geliştirici olamazsın. Kendi tecrübemden bahsedecek olursam, oyun geliştirme konusunda birçok şeyi internette bulduğum kaynaklardan öğrendim. Okulumun benim için bu konuda bir numaralı faydası, hala birlikte oyun yaptığım arkadaşlarımla tanışmama vesile olması oldu. Bilgisayar Mühendisliği okudum, bölümümü de severim. Severek alsam da, aldığım derslerin çoğunun oyun yapmakla pek bir alakası yoktu. Neyse, dediğim gibi: hiçbir zaman okulda öğrenirim kafasına girmeyin.

Hangi araçları kullanmalıyım?

BEDAVA OLANLARI! Oyun motoru yazmak istemeyenler için Unity, Unreal, GameMaker gibi araçlar var. 3D Modelleme için bildiğim en iyi araç Blender. Adobe Photoshop yerine GIMP. Adobe Illustrator yerine de Inkscape adlı programlar var. Şimdi diyeceksiniz: "Ama ben 3DSMax biliyorum". Cevabım hazır, bekleyin. Şimdi diyelim bir arkadaşımızın sadece kendi bilgisayarında kullanabildiği über pahalı sofistike bilmemne aracı var, diğer arkadaşımız da bu über bilmemne aracında yaratılmış bir modeli veya resmi kendisinden teslim alıyor. Ama bu modelde veya resimde diğer arkadaşın da düzeltebileceği bir problem çıkıyor. Kendi bilgisayarında 1 dakikada düzeltmesi mi daha mantıklı? Yoksa yoğunca bir iş yükü olan über aracı olan arkadaşı 5 dakika, 1 saat, belki de 1 hafta beklemesi mi?

Ben oyun geliştirirken genelde şu araçlarla yetiniyorum: Unity, Blender, GIMP, Inkscape, Audacity. Müzik konusunda iddialı bir işim olmadı o ayrı, Audacity adlı programı sadece basit ses birleştirmeleri veya kırpmaları konusunda ihtiyacım olan bir seviyede kullandım, yine de kullanmadığım bir çok özelliğe daha sahip.

Takım çalışması önemli mi?

Hem de nasıl. Bir başkasıyla çalışmak çok sabır gerektiren bir iştir. Şimdiden kolay gelsin. İkiniz de dünyanın en tatlı insanları olsanız bile birlikte çalışırken dikkatli olmanız lazım. Her an herşey patlak verebilir. Benim tavsiyem oyun yaparken oyunu başarılı bir şekilde tamamlama üzerine odaklı bir kafa yapısına sahip olmanız. "Kim ne kadar çalıştı?", "O az çalıştı, bu çok çalıştı" muhabbetlerinin oyunu bırakmanıza sebep olan sert bir tartışmaya dönmesi çok kolaydır. Çalıştığınız arkadaşınızla veya insanla çalışmaktan memnun değilseniz, sakince bir şekilde birlikte çalışmaya devam etmek istemediğinizi belirtin, hızlıca bitsin.

AMA BENİM FİKRİM!

Haydaa. Fikir mi yok kardeşim? Emin olun ki başta birçok insan bu konuda gurur yapar. Oyun geliştirme konusunda tecrübeli kişiler en baştaki fikrin aslında ne kadar değersiz bir şey olduğunu bilir. Fikir oyunla birlikte gelişir, kimi zaman çöpe atılır. Gördüğünüz birçok harika yaratıcı oyun, tonlarca deneme yanılma sürecinden geçip oluşuyor.

Ayrılmak istediğiniz zaman birlikte yaptığınız oyun ne kadar ileride olursa olsun, karşıdaki çok diretirse bırakın gitsin. Ayrılmak isteyeceğiniz seviyeye gelmiş sonuçta. Başka bir zaman başka bir oyun yaparsınız. Git gide kolaylaşıyor zaten.

Türkiye Oyun Geliştirme konusunda iyi mi?

Kötü değil. Harika da değil. Yine de iyi oyun şirketleri var. Aklıma gelen 1 numaralı isim: "Mount&Blade" serisiyle ünlü TaleWorlds(Nvidia Shield için bile çıkardılar, bir de Switch portu yapsınlar). Onun dışında ünlü olanlar arasında mobil oyunlara odak daha fazla: Gram Games, Peak Games, Masomo, Alictus, Panteon gibi şirketler belli bir seviyede ün yapmış oyunlara sahipler. ODTÜ Teknokent'te teşvik edici bir kurum olan ATOM adlı bir Ön Kuluçka Merkezi de vardır. iOS ve Google Play'de ün yapmış 'hocus.' adlı oyunun yapımcısı da buradan çıkmıştır. "Fabric" adlı Steam'de satılan çok sevdiğim bir puzzle oyunu da küçük Türk bir ekip tarafından geliştirilmiştir.

Bu işte para var mı?

Bu konuyu başka bir yazıya saklayacağım.

İngilizce şart mı?

Ne yazık ki (belli bir seviyenin üstüne çıkmak istiyorsan) evet. İnternette bir çok konuda en güncel kaynakları İngilizce olarak bulabilirsin, bunun yanında en çok kaynağı da İngilizce bulabilirsin. Sanma ki bu bilgilerin hepsini İngilizler, Amerikalılar üretiyor. Avrupa'dan, Asya'dan, dünyanın bir çok yerinden insanlar bu dili konuşarak anlaştığı için en rahat bulunan kaynak İngilizce.

Bir Nintendo konsoluna oyun geliştirebilir miyim?

Elbette! Hatta Nintendo'nun Geliştirici Portal'ında Nintendo 3DS ve Wii U için geliştirme yöntemleri herkese açık. Nintendo Switch için de şimdilik Nintendo ile e-posta yoluyla haberleşmek gerekiyor. O sürecin nasıl işlediğini bilmiyorum ama geçen sene Switch için bir süreliğine daha konzervatif davrandıklarını belirtmişlerdi, kaliteyi sayıya tercih ettiklerini söylemişlerdi. Bu soruyu soruyorsanız, sizin gibi benim de hayalim bir Nintendo konsoluna oyun çıkartmak. Eğer bir gün çıkarma şansına erişirsem, süreçten bahsetmek isterim.

 

Şimdilik diyeceklerim bu kadar. Merak eden birinin başka soruları olursa cevaplayabilirim. Kafamda ilgi çekici olacağını düşündüğüm başka yazılar da var. Cevaplayamazsam kusura bakmayın. Okuyanlara şimdiden teşşekür ederim. İyi günler.

*Game Jam: Oyun yapmakla ilgilenenen insanların buluşup birlikte kısa bir süre içinde hızlı bir şekilde prototip veya küçük bir oyun geliştirdikleri etkinlik. İsmi benzer bir şekilde müzik üretmek için yapılan İngilizcesi "Jam Session" olan aktiviteden gelir.