İnceleme: Flipping Death

İnceleme: Flipping Death


Penny bir cadılar bayramı gecesi tutkuyla yaptığı işinden kovuluyor ve tüyler ürperten bir Kasım akşamında evine doğru yola çıkıyor. Arabayla eve dönerken erkek arkadaşına tekrardan ürkütücü ve cadılar bayramı ruhuna uygun bir iş istediğinden bahsediyor. Kendisini koyu muhabbete kaptıran Penny arabasının kontrolünü kaybediyor ve kaza yapıyor. Neyse ki bu kazadan kimse yara almadan kurtuluyor, ta ki Penny eve giderken kısa yol olarak mezarlığı seçene kadar. Mezarlıkta Penny’nin başına bir iyi bir de kötü birşey geliyor;

  • Penny artık bir ölü.
  • Penny artık işsiz değil.

Ölüm ve cadılar bayramı temasını sonuna kadar işlemiş olan Flipping Death Zoink Games’in “Stick it to the Man” ve “Fe”den sonra Nintendo Switch için çıkarttıkları yeni oyunları. Grafik tarzı olarak özellikle daha önce incelediğimiz “Stick it to the Man”e benzeyen “Flipping Death” hikaye kitabını andıran iki boyutlu bulmaca çözmeye dayalı bir platform oyunu (puzzle platformer). Çözülen bulmacalar da gelen olarak oyunun hikayesin çok iyi bir şekilde yedirilmiş çok adımlı bulmacalar ve karakterlerle bolca muhabbet edip interaktif çözümler üretmeniz gerekiyor.

Ana karakterimize dönecek olursak Penny öldükten sonra öbür dünyayı boyluyor. Öbür dünyada başı boş gezinirken işi başından aşkın olan “Ölüm”ü görüyor. “Ölüm” Penny’i yıllar önce istediği geçici çalışan ile karıştırıp tüm yetkilerini Penny’e verip tatile çıkıyor. Penny artık yarım zamanlı bir ölüm meleği.

Yarı zamanlı ölüm olarak üç ana oyun mekaniğimiz var, birincisi tırpanı kullanarak öbür dünyada platformdan platforma ışınlanma, ikincisi normal dünyadaki nesneleri ve insanları ele geçirme, üçüncüsü ise insanların zihinlerini okuma. Bunların dışında daha önce etkileşime geçmiş olduğunuz karakterlere ışınlanabiliyorsunuz. Bu mekaniklerin kombinasyonu pek çok renkli anlar ortaya çıkarıyor ve yeni ele geçirdiğimiz güçlerle öbür dünyadaki hayaletlerin yarım kalmış işlerini halletmek üzere yarım zamanlı görevimize başlıyoruz. 

İlk olarak platforming öğelerini ele alacak olursak, “Stick it to the Man”den hatırladığım kadarıyla Zoink Games’in bulmaca odaklı oyunlarından çok derin ve sıkı bir platformer beklentim yoktu zaten. Fakat oyuna ilk başladığımda platform öğelerinin beklentimin de altında kalması beni üzdü. Hareket ve zıplama doğal hissettirmedi. Herhalde oyun yapımcıları bu durumun farkındalar ve bu duruma önlem olarak oyuna bazı öğeler eklemişler. Bunlardan ilki öbür dünyada kullanacak olduğunuz Tırpan. Tırpanı kullanarak normalde erişemediğiniz platformlara erişebilir veya sürekli düştüğünüz o platformu geçmek için kullanabilirsiniz. Ayrıca daha önce ele geçirdiğiniz karakterlere harita üzerinden ışınlanabiliyorsunuz. Bunlara ek olarak normal dünyada pek çok platorming zorluğunu çözecek asansörler var. Fakat oyunun odaklandığı nokta bu olmadığı için platforming öğeleri oyun boyunca ikinci planda kalıyor ve çok göze batmıyor.

Oyunun parladığı kısım hikayesi ve karakterler. Her bir karakterin kendine özgü bir özelliği ve mizahı var. Diyaloglar ve olayların gelişimi çoğu zaman sizi güldürmeyi başarıyor. Oyundaki orijinal karakterler ile hikaye ilerledikçe daha da etkileşiyorsunuz. İlerleyen zamanlarda hangi karakterin nasıl yetenekleri olduğunu hatırlamaya başladığınızda bulmacaları çözmek çok daha kolay oluyor.

Oyun chapterlar ile ilerliyor ve her bir bölümde çözmemiz gereken bir sır var. Bu sırrı çözmek için de pek çok ufak problemi çözüp, pek çok parçayı birleştirip sonuca ulaşıyoruz. Sonuca ulaşmak için gerekli bilgileri insanların zihinlerini okuyarak elde edip, insanların ve nesnelerin kontrolünü ele geçirerek yapmak istediklerimizi gerçekleştiriyoruz. Bulmacalar çok seviyeli olsa da pek çoğu lineer ve belirli adımları izleyerek çözmek üzere tasarlanmış.

Gerçek dünyadaki insanların zihnini ele geçirmek için oyundaki 3 farklı toplanabilir birimden birisini kullanıyoruz. Bunlardan ilki oyunda bolca bulunuyor ve pek çok karakterin zihnini ele geçirmek için buna ihtiyaç duyuluyor. Diğer iki birim ise her bölümde sınırlı sayıda var ve bunları bulmak ta bir bulmacayı çözmeyi gerektiriyor. Bu bulmaca bazen platforming ile, bazen başka yollarla gerçekleşiyor. Bu iki birim genelde karşılaştığımız problemlerin çözümünde kritik rol oynayan karakterler oluyor.

Her bir bölümde ana görev ve alt görevler dışında yapılması zorunlu olmayan ama yapıldığı takdirde bazı özel içeriği açabildiğiniz görevler var. Bu görevler ana görevle alakalı olmayan küçük yan görevler. Çok büyük etkileri olmasa da tekrar oynanabilirlik için iyi bir eklenti. Belili sayıda insanı dürtmek ya da on adet kişinin üzerine kuş ile kaka yapmak gibi yan görevler de oyunun eğlenceli yanını öne çıkartıyor.

İki dünya arasında geçiş yapabilme, eğlenceli diyaloglar, hikaye ve orijinalliği ile Flipping Death bu tarzda denenmesi gereken oyunlardan birisi. Hikaye ve bulmacalar gayet sürükleyici. Ancak mekanikler açısından Stick it to the Man’in üzerine koymasını beklediğim kadar koymadığını düşünüyorum. Hatta flatforming öğeleri açısından geride bile kalmış bence. 

Not: İncelemenin burasına kadar geldiyseniz sizinle bir not daha paylaşmak istiyorum. Oyunun ikinci bölümünde (Chapter 2) oyunda ilerlememi engelleyen bir durum gerçekleşti. İncelemede bahsettiğim her bölümde sınırlı sayıda bulunan toplanabilir birimlerden birisini toplamış olmama rağmen oyunu kapatıp açtıktan sonra hala elimde yokmuş gibi gösterdi. Üstüne üstelik tekrar toplamama da izin vermedi. Bu nedenle bölüme en baştan başlamam gerekti. Bu sorun hangi şartlar altında gerçekleşti bilmiyorum fakat can sıkıcı bir durum olduğunu düşünüyorum.

 

Puan 7/10

 

*Zoink Games'e inceleme kopyası için teşekkürler