İnceleme: Joggernauts

İnceleme: Joggernauts


Büyük firmalardan herkesin bir beklentisi olduğu için beklenmeyeni vermek, başkasının denemeyeceğini denemek indie oyun firmalarına düşüyor. Özellikle telefon oyunları sayesinde iyice popülerleşen, karakterin kendi kendine koştuğu, sizin sadece gerektikçe zıplama komutu verdiğiniz “runner” türünü alıp dört kişilik parti oyunu yapmak da ancak bir indie oyun firmasının aklına gelirdi.

Joggernauts, Uranüs’de koşu yarışı kazanmış bir takımın dönüş yolunda gemiye enerji içeceği döküldüğü için gemilerinin parçalarının ve kazandıkları kupaların birkaç gezegene saçılmasıyla başlıyor. Kupa delisi koç da sporcuları kupalar öncelikli olmak üzere gemiden dökülenleri toplamaya yolluyor.

İzledikçe gülümseten bu introdan sonra dört oyuncuya kadar toplanıp oyuna başlıyorsunuz. Takımdaki herkesin bir rengi var ve bölüm içinde herkes sadece kendi renginden olan eşyaları alıp, kendi renginden olan canavarları öldürebiliyor. Başka renge dokunduğunuz anda paylaştığınız canlardan biri gidiyor. Kimin öne geçeceğine o rengin kendisi öne geçme tuşuna basarak karar veriyor, bu da demek oluyor ki bir anlık dikkat hatası sıraya dizili canavarlar karşısında bütün takımı bölümün başına yollayabilir. Sadece canavarlar değil, tümseğe çarpmak ve uçurumdan düşmek de canlardan birine elveda demenize sebep oluyor. Bölüm ortalarına doğru checkpointler var ancak bunları bölüm içinde toplayıp biriktirdiğiniz renkli parçalarla alabiliyorsunuz (evet doğru bildiniz, herkes kendi renginden toplayabiliyor).

Oyunun odak noktası olan kupalar bölüm içinde ya uğraştıracak bir platforma, ya arka arkaya dizilmiş farklı renkteki canavarların ötesine, ya da renk renk anahtarları sırayla toplamazsanız açılmayan bir kilit mekanizmasının içinde oluyor. Bölümdeki kupaların tamamını almayı başarırsanız bölüm sonunda bonus kısmını oynayıp bölümü yıldızlı bitirebiliyorsunuz. Bölüm sonlarındaki geçişin Super Mario Bros. 3’deki gibi olması gülümsetmedi değil.

Kesinlikle multiplayer olarak denemenizi öneriyoruz ama oynamak için mutlaka birden fazla kişiye ihtiyaç yok. Tek başına da oynarım derseniz aynı anda iki karakteri kontrol ederek oynuyorsunuz. Birlikte oynarken bile zorlu bir parti oyunu formatındayken, tek oyuncuyla zorluk biraz katlanabiliyor. Switch’de parti oyunu arayanlara çok güzel bir alternatif, ayrıca reflekslerini denemek isteyen oyuncular da göz atabilir.

Puan: 8.5/10

İnceleme kopyası için Graffiti Games'e teşekkürler.

Canlı yayından kısa tanıtım videosu;