İnceleme: The Caligula Effect: Overdose

İnceleme: The Caligula Effect: Overdose


Vita’nın uzun yıllar içinde kan kaybından ölümü sebebiyle oyunları yavaş yavaş diğer konsollara kaydırılıyor. Bu işlem genellikle doğrudan port etme şeklinde değil de, oyuna yeni özellikler katılarak, grafikleri elden geçirilerek yapılınca oyunların kalitesi de artıyor üstelik. Adına “Overdose” ekleyen The Caligula Effect de bu listedeki oyunlardan biri.

Hikayeden bahsetmeye başlamadan önce ilk Persona’nın senaristinin oyunda çalıştığını söyleyelim. Gerçek hayatlarındaki travmalardan kaçan insanlar, bir şekilde kendilerini Mobius adında sanal bir dünyanın içinde bulurlar. Bu sanal dünyanın yaratıcısı Mu’nun şarkılarıyla beyinleri yıkanan insanlar sonsuza kadar lise hayatını baştan tekrar etmektedirler. Diğerleri gibi bu dünyanın içine düşmüş ana karakterimiz günün birinde bir şeylerin ters gittiğini fark eder, fark ettiği gibi de başına büyük bir bela açıp hayatını tehlikeye sokar. Bu esnada kendisi gibi durumun farkında olan başka biri tarafından bulunur ve özel güçleri olduğunu öğrenir. Okulda bir şeylerin ters gittiğinin farkında olan öğrenciler tarafından kurulan “Go-Home Club” ekibine katılan karakterimiz, arkadaşlarıyla birlikte tutsak oldukları dünyanın sırrını çözmeye çalışacaktır.

Oyunun yaşayan bir dünyası var. Lisenizde toplam 524 kişi var ve bunların tamamıyla iletişime geçip onlarla arkadaş olabiliyorsunuz. Her konuştuğunuzda arkadaşlık seviyeniz artıyor, arkadaş olduktan sonra telefonlarını alıp onlarla mesajlaşabiliyorsunuz. Bütün okulun birbiriyle ilişkisini gösteren kocaman bir şema var. Bu şemadan okuldakilerin tek tek profiline bakıp hikayelerini öğrenebiliyorsunuz. Eğer bu kişilerin dertlerini giderirseniz karakterleriniz için pasif yetenekler kazanabiliyorsunuz.

Herkes de dost canlısı değil tabii ki. Düşmanlarınız da sizin gibi okulun öğrencileri. Kendilerini Mu’nun büyülü sesine kaptırıp kafayı sıyıranlar, yani Digiheadler peşinizi bırakmayacak. Onlardan birinin yanından geçtiğiniz zaman anında savaş ekranına geçiş yapıyorsunuz. Savaşlar sıra tabanlı ve her turda karakter başına 3 saldırı seçebiliyorsunuz. Olduğunuz yerde sabit değilsiniz, isterseniz bir saldırı hakkını harcayarak savaş alanı içerisinde başka bir yere hareket edip pozisyonunuzu değiştirebiliyorsunuz. Saldırıları seçerken saldırının zamanlamasını da ayarlayabiliyorsunuz. Böylelikle takım arkadaşlarınızla kombolar yapabilmebiz mümkün oluyor. Turunuzu tamamlamadan önce seçtiğiniz saldırıları yaparsanız o tur ne olacağını izleyebiliyorsunuz. Ancak bunun gerçekleşme ihtimali kesin değil. Ekranda yapacağınız saldırıların tutma ihtimalini de yüzde olarak görebiliyorsunuz. Düşük seviyeli düşmanlara karşı bu oran yüksekken, sizden yüksek seviyeli düşmanlarla aranızdaki fark açıldıkça saldırıları tutturma ihtimaliniz düşüyor.

Vita versiyonunun üstüne gelen yenilikler şöyle; hikayeye eklenen yeni iyi ve kötü karakterler, ana karakteri erkek veya kız seçebilmek, iyi tarafta olmayı istemiyorsanız kötü tarafa geçebilmek. Özellikle bu sonuncusu oyunu daha önce oynayanların da yeni versiyonu almasına sebep olarak düşünülmüş gibi.

Switch için P5 söylentilerinin gittikçe arttığı şu günlerde pek ona benzemese de eski senaristlerinden birinin elinden çıktığı için kalitesi onu aratmayacak bir JRPG arıyorsanız, The Caligula Effect: Overdose mutlaka alınacaklar listenizde olmalı.

Puan: 8.5/10

İnceleme kopyası için NIS America’ya teşekkürler.

Oyunun ilk yarım saati için;

Oynanış videosu için;