The Legend of Zelda: The Wind Waker

The Legend of Zelda: The Wind Waker


2002 yılında Nintendo GameCube platformuna çıkan ve aradan uzun zaman geçtikten sonra 2013 yılında HD versiyonuyla Wii U platformunda boy gösteren bu oyun, bana kalırsa Zelda serisi içindeki en renkli ve en canlı oyun. Elbette bu, oyunun çizgi film tarzı çizim ve grafiklerinden kaynaklanıyor ve bu özelliği bile serinin diğer oyunlarından ayrılmasına hatta bu anlamda bir ilk oyun olmasına yol açıyor. Sadece grafikler ve renkler açısından değerlendirmek, oyuna haksızlık etmek anlamına geleceğinden; hikayesi, mekanları, müzikleri ve karakterleriyle sizi kendi dünyasına çeken bu oyuna daha yakından bakalım.

Oyunumuza, A Link to the Past oyununda olduğu gibi, efsanenin anlatımını izleyerek başlıyoruz. Geçmişteki bir Krallığın, buradaki düzeni ve huzuru bozan kötülüğün, bu kötülüğü ve buna sebep olan esas kötüyü ortadan kaldıran kahramanın hikayesi anlatılarak günümüze (oyunun geçtiği zamana) geliniyor.

Oyunumuzun esas karakteri Link’in, adına Great Sea denilen, sularla kaplı bir dünyada yer alan Outset Adası’nda gözlerini açmasıyla oyun başlıyor. Serinin diğer oyunlardan farklı olarak, bu oyuna o meşhur yeşil tuniğimizle başlamıyoruz. Gayet sıradan bir çocukken, doğum günümüz nedeniyle büyük annemizin bize özel diktiği yeşil tuniği üzerimize geçirip, maceraya balıklama dalıyoruz.

Devasa bir kuşun (Helmaroc King) korsanların başı Tetra’yı kaçırması, korsanların kuşu topa tutması sonucu Tetra’nın Outset Adası’na düşmesi, Tetra’yı kurtarmamızdan sonra o kuşun geri dönerek bu defa küçük kız kardeşimizi kaçırması üzerine onu kurtarmak için korsanlarla birlikte Forsaken Fortress’a yol almaya başlamamızla artık hikayenin içine giriyoruz.

Bundan sonra hikayenin çizgisinden sapmaksızın yani zorunlu olmayan herhangi bir yan görev yapmaksızın oyunu bitirebiliriz demek isterdim ancak o çizgiyi takip edebilmek, oyunda ilerleyebilmek için de neyi nerede bulmamız ve nereye gitmemiz gerektiğini bilmemiz lazım. Bunun için de 49 kare yani toplam 49 adadan ibaret dünyadaki her bir adayı tek tek gezmemiz ve neyin nerede olduğunu öğrenmemiz, karakterleri ve adaları iyi tanımamız gerekiyor. Bu da oldukça sabır ve zaman isteyen bir iş ancak King of Red Lions ile birlikte adadan adaya dolaşmak, denizin dibinden hazine çıkarmak, her bir adayı tek tek keşfetmek öylesine zevkli bir iş ki böylelikle zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz.


Kimi adalar hikayenin çizgisinde çok önemli yere sahip. Özellikle zindanların bulunduğu adaları keşfetmeden oyunu bitirmek mümkün değil. Kimi adalar ise elimizdeki çeşitli malzemelerin upgrade edilebileceği, heart piece ve rupee toplayabileceğimiz ya da çeşitli mini oyunlar oynayabileceğimiz yerlerden ibaret.

Serüvenimizde bize eşlik eden King of Red Lions ise hem yoldaşımız hem de en büyük yardımcımız. Kendisi esasen kırmızı renkte ve konuşan küçük bir tekne olup, Windfall Adası’ndan satın alacağımız yelkeni takmak suretiyle küçük bir yelkenli haline dönüşüyor ve tüm serüven boyunca bizi istediğimiz her yere götürüyor. Oyun ilerledikçe kendisiyle ilgili sırrı da öğreniyoruz.

Oyunda ilerlerken edineceğimiz birçok malzeme (item) mevcut. Bunları kullanarak pek çok engeli aşıyor ve hikayenin ilerlemesini de bu şekilde sağlıyoruz. Ancak bu malzemeleri edinebilmek için, karşılaşacağımız kişilerin söylediklerini dikkatle dinlememiz gerekiyor. Bu bilgileri kullanarak neyi nerede aramamız gerektiğini veya malzemeyi ne şekilde edinebileceğimizi öğreniyoruz.

Oyunda en çok hoşuma giden ve zamanımı alan şeyse, King of Red Lions’a takacağımız Grappling Hook yardımıyla denizin dibinden çıkarttığımız sandıklar. Zindanlardan, Beedle’dan, yok ettiğimiz düşmanlardan veya bitirdiğimiz yan görevlerin sonunda kişilerden elde edebileceğimiz hazine haritaları yardımıyla bulacağımız sandıkların içinden 200 rupee veya heart piece çıkmakta iken, denizde ilerlerken gördüğümüz parlak noktalardan da 10, 20 veya 50 rupee çıkıyor. Dilerseniz bunları çıkartmayabilirsiniz ancak heart piece çıkan sandıklar oldukça işe yarıyor, bir deneyin derim.

Bu noktada Beedle’dan bahsetmeden olmaz: Seride ilk defa bu oyunda görülen Beedle aslında bir küçük esnaf :) Bizimkinden biraz daha büyük teknesiyle çeşitli adaların yanında gezinerek elindeki malzemeleri satan sevimli bir karakter. Sempatik olması sebebiyle bundan sonraki oyunlarda da (The Minish Cap, Phantom Hourglass, Spirit Tracks, Skyward Sword) yer aldı.

Oyuna adını veren Wind Waker, Ocarina of Time’daki Ocarina’nın muadili diyebileceğimiz bir alet. Onun yardımıyla rüzgarı ve zamanı (gece-gündüz) yönetebiliyor, zindan girişlerindeki kapalı kapıları açabiliyoruz. Wind Waker ile yönetebileceğimiz toplam altı şarkı var; bunlardan özellikle biri çok önemli çünkü bu şarkının yardımıyla kullanabileceğimiz warp özelliği sayesinde bir uçtan bir uca kısa sürede gidebiliyoruz.

Serinin artık klasikleşmiş zindanları ve sonundaki boss savaşları bu oyunda da mevcut. Genellikle o zindanda edindiğimiz yeni alet yardımıyla geçebileceğimiz boss savaşları çok zor değil. Sadece yeni aleti nasıl kullanacağımızı ve hasmımızın zayıf yönünü tespit ederek (ki bu genellikle kör göze parmak misali çok belli oluyor) rahatlıkla geçebiliyoruz.

Oyunun müzikleri yumuşak geçişli, kulakları yormayan ve içinde bulunulan mekan ve zamana göre değişen müziklerden ibaret. Bazı adaların kendine özel müzikleri var; Outset, Windfall ve Dragon Roost gibi. Bunun dışında gündüz denizde yolculuk yaparken kulağımıza gelen müzik, gece olmasıyla birlikte duruyor. Bu da ilginç bir ayrıntı.

Adalarda çeşit çeşit insanla karşılaşıyoruz ama bana göre en eğlenceli tipler kesinlikle korsanlar. Sert görünümlerine rağmen kaptanları Tetra gibi ufacık bir kızdan korkan kedi gibi adamlar :) Oyunun başında Link’i Forsaken Fortress’a sokma yöntemlerine hayran kalacaksınız :)

Sonuç olarak; mükemmel çizimler ve renkler eşliğinde, devasa bir dünyanın içinde onlarca adayı keşfetmek, yeni karakterlerle tanışmak, mini oyunlar oynamak, bulmacalar çözmek, düşmanlarımızı öldürmek ve tüm bunları yaparken dibine kadar eğlenmek! Daha fazla söze gerek yok.

IGN                 : 9,6/10

Metacritic        : 96/100

GameSpot      : 9,3/10

 

 

 

 

 

1 yıl
Mahir Sümer
Oyun bir süredir elimde. Umarım birgün başlayacağım :)
6 kişi beğendi