İnceleme: SteamWorld Dig 2

İnceleme: SteamWorld Dig 2


İsveçli bağımsız oyun stüdyosu Image & Form Games’in 2013 yılında çıkardığı SteamWorld Dig, gerek steampunk akımından beslenen görsel tarzıyla, gerekse oyun mekanikleriyle platform türünün sağlam üyeleri arasında yerini almıştı. Özellikle 2015 yılında Humble Nintendo Bundle kapsamında oyunseverlere sunulunca Nintendo 3DS ve Wii U oyuncularının gönlünde ayrı bir yer sahibi oldu. Yine 2015 yılında SWD ile aynı evrende geçen fakat tür olarak bizleri sıra tabanlı strateji sularına götüren SteamWorld Heist piyasaya çıktı. Bu iki oyunla SteamWorld evrenini ve buharlı robotlarını bizlere iyice sevdiren Image & Form Games, serinin şimdilik son halkası ve indie oyun severler tarafından heyecanla beklenen SteamWorld Dig 2’yi 20 Eylül 2017 tarihinde, diğer platformlardan bir gün önce Nintendo Switch’le buluşturdu.

SteamWorld Dig 2’de yine ilk oyunun bıraktığı zaman çizgisinden olaylar devam ediyor. Buharlı makinaların hüküm sürdüğü bir alternatif dünyada, kahramanımız Dorothy ilk oyundaki başarısından sonra ortalardan kaybolan eski kahramanımız Rusty’i aramaya koyuluyor. Gide gide El Machino kasabasına ulaşan Dorothy, hem kasabayı zangır zangır titreten gizemli depremlerin kaynağının hem de kayıp emektar maden robotumuz Rusty’nin izinde madenlere dalıyor ve macera başlıyor.

Siz de benim gibi ilk SWD oyununu Nintendo 3DS’te oynayıp SWD 2’ye Nintendo Switch’te devam edeceksiniz ilk dikkatinizi çekecek şey SteamWorld dünyasının yüksek çözünürlükte ne kadar göz alıcı göründüğü olacaktır muhtemelen. Grafiklerdeki bu sıçrama, karakter animasyonlarının da iyileştirilmesiyle birlikte bize aynı steampunk tablosunu daha güzel bir ışıkta seyretme imkanı veriyor. Vahşi Batı dozu ilk oyuna nazaran bir tık daha azalmış durumda, özellikle madenin derinliklerinde parlayan bitkilerin bulunduğu bir ormandan, lavlarla kaplı tapınaklara, toksik atıkların kayalar arasından sızdığı kanalizasyon sistemlerinden 1’ler ve 0’ların kol gezdiği sanal gerçeklik dünyalarına kadar pek çok farklı atmosfere konuk oluyoruz. Müziklerini Hotline Miami 1 ve 2’nin müziklerini hazırlayan (referans sağlam) El Huervo mahlaslı Niklas Åkerblad’ın yaptığı SWD2, hem görsel hem işitsel manada oyuncuyu fazlasıyla doyuruyor.

 

SWD2’nin ilk oyunun üzerine getirdiği yeniliklerden belki de en önemlisi yetenek ağacı. Madenlerde ve yeryüzü seviyesinde topladığımız dişlilerle yetenek ağacından eşyalarımız için yeni özellikler açabiliyoruz. Hangi eşyayı ne kadar geliştireceğiniz size kalmış, dolayısıyla kendi oyun tarzınıza göre karakterin belirli yönlerini güçlendirmeniz mümkün. Üstelik yetenekleri açarken kullandığımız dişliler geri dönüşü olmayan şekilde harcanmıyor, oyunda ilerledikçe karakterin farklı yönlerine ağırlık vermek istediğinizde yetenek ağacındaki yetenek dağılımını istediğiniz şekilde değiştirebiliyorsunuz.

İlk oyundaki merdiven, dinamit gibi bazı eşyalar artık bizimle değilken yerine The Legend of Zelda severlerin çok yakından tanıdığı Hookshot (kanca), Jet Engine (jetpack), basınç bombası gibi bana göre daha kullanışlı eşyalar gelmiş. Bu eşyaları ilk oyunda olduğu gibi hikayenin doğal akışı içerisinde eski madenci robotların kurdukları istasyonlara ulaştıkça ediniyoruz.

Oyun, yapımcısı tarafından “yoğun Metroidvania soslu” olarak tanımlansa da tam olarak Metroidvania demek doğru olmaz. Yeni eşyalar edindikçe ve onları geliştirdikçe daha önce geçtiğimiz yerlere geri dönme ihtiyacı sadece oyunu %100 tamamlamak istersek doğuyor. Oyun bize harita üzerinde görevlerin nerede olduğunu gösteren işaretleri kapatma seçeneği de sunuyor, böylece hem daha zorlu bir oynanış hem de madenleri doyasıya gezme seçeneğimiz oluyor. Haritadaki görev işaretleri açık olursa ve sadece görevden göreve ilerleyerek devam ederseniz oyunu yaklaşık 7-8 saatte bitirmeniz mümkün. Fakat 42 adet kalıntıyı (artifact) bulayım, tüm dişlileri toplayıp eşyalarımı geliştireyim, tüm mineralleri madenden çıkarayım derseniz sizi 10-15 saat arası bir oyun süresi bekliyor.

SteamWorld Dig 2, ilk oyunun ruhunu devam ettirirken mirasının üzerine kat kat yeni öğeler ekleyip SteamWorld serisini yıllar sonra platform türünün nadide örnekleri arasında saydırma yolunda büyük bir adım olmuş. Tasarımından kodlamasına hatta müziğine kadar tamamen İsveçli sanatçıların bir eseri olan oyun, bağımsız stüdyolarla dev oyun geliştiricileri arasındaki çizginin iyice silikleştiği bir örnek olmuş bizler için. Fiyat / oyun süresi denkleminde bence artılarda kalan SteamWorld Dig 2, ilk oyun gibi taşınabilir konsollarda kısa seanslarda oynanmak için çok müsait ve son dönem eShop oyunları içinde şansı hakeden en uygun aday.

Artılar (+):

+ Görsel ve işitsel açıdan etkileyici bir dünya

+ Farklı oyun tarzlarına izin veren eşyalar ve yetenek ağacı sistemi

+ Sıkı ve akıcı kontroller, bug’sız bir oyun deneyimi

Eksiler (-)

- Boss savaşlarının az olması

- Hikayenin biraz havada sonlanması

Puan: 9 /10

* İnceleme kopyası için Image & Form Games’e teşekkürler.