İnceleme: Tiny Barbarian DX

İnceleme: Tiny Barbarian DX


80’li yılların platform türü oyunları video oyunları sektörünü öylesine derinden etkiledi ki, 2017 yılında bile “ölmemiş ve asla ölmeyecek bir tür” olarak karşımıza çeşitli formlarda çıkmaya devam ediyor. Tiny Barbarian DX, esasen 2013 yılında Windows PC ve Mac için çıkarılmış ücretsiz bir oyun. Bu defa tüm bölümleriyle birlikte tek bir paket olarak Switch için karşımıza çıkıyor. Yapımcıların kendi tabiriyle Conan the Barbarian ve Fafhrd & the Grey Mouser ilhamı taşıyan kılıç ve büyü kurgusu altında; Sword-'em-Up (hatta combo-based hack-and-slash combat) platformer türünde ve hikaye olarak bağlantılı olmayan bölümlerden oluşan bir yapıya sahip. İsmin sonunda yer alan DX, sanki bu bir tür eski oyunun yenisiymiş izlenimi uyandırabilir. Hemen açıklayalım; orijinal Tiny Barbarian, yapımcı firmanın 2013'te ücretsiz olarak sunduğu ve DX versiyonun çok temel ve eski bir versiyonu. Halen internet sitesinden ücretsiz olarak indirebilirsiniz; fakat hareketler, oynanış, düşmanlar, bölümler vs. sizi yeni versiyon olan DX kadar doyurmayacaktır.

Switch için yayıncısı bildiğimiz Nicalis, yapımcısı ise StarQuail Games isminde küçük bir firma. 2012 yılında Kickstarter’dan yaklaşık 15 bin dolar toplayarak oyunu geliştirdiler. 15 bin dolar, geniş kapsamlı bir oyun çıkarmak için yeterli bir para değil. Ancak StarQuail gibi küçük bir oyun firmasını ateşleyecek cinsten bir para. Oyunun geneline baktığınızda minimal bir yapıda olduğunu fark edeceksiniz. Bu minimal yapı, 8-bit olmasından kaynaklanmıyor; gerçek anlamı itibariyle de “düz” bir oyun. Sword-'em-Up türü gereği geriye dönme yok, harita araştırması çok kısıtlı, karakter geliştirme yok, seviye atlama yok. Ancak yapımcı da zaten bize tam da bunu vadediyor. Kemiksiz düz bir platform!

Üzerinize gelen düşmanları kılıçla savururken Cüneyt Arkın’ın yeşilçam dövüş tekniklerini hatırlayacaksınız. Kendinizi oynarken birden “Teker teker değil, hepiniz birden gelin ulan!” derken bulabilirsiniz. Zaten oyunun giriş menüsünde yer alan “vs. The Horde” moduna Cüneyt Arkın modu desek yeridir çünkü karşınıza bir sürü düşman salınıyor ve en fazla sürede hayatta kalmaya çalışıyorsunuz. Oyunun asıl gidişatı da bu bonus moda oldukça benziyor.


Oyun size 6 tane oyun içi enerji veriyor. Elinizdeki kılıcı savurarak, kombolar yaparak, platformlardan sıçrayarak, akrobatik hareketler yaparak dümdüz ilerliyorsunuz. Platformların köşesinden sekme, yere abanma, kılıcı döndürme, kılıçla kombo yapma gibi seçenekleriniz var. Ancak daha fazlası yok. Rekabetçi oyuncular için baz alınabilecek tek şey oyunun artan skoru. Araştırmayı ve keşfi seven platform tutkunları için özellikle belirtelim; araştıracak pek bir şey yok. Bazı duvarları kırdığınızda içinden enerji, altın vs. çıkıyor; hepsi bu. Oyundan böyle bir beklentiye kapılmayın çünkü oyun türü itibariyle bunu size vadetmiyor.

Başlarken size kaç kişi ile oynayacağınız soruluyor. İki kişiye kadar oyuncu destekliyor. Switch sahipleri, Joycon’lardan birini arkadaşına vererek 2 kişi yardırabiliyor, bu harika bir seçenek. Ustalaşmaya da gerek yok, gayet casual geçinen arkadaşlar bile rahatlıkla ilerleyebilir. Geniş ekran olması da çoklu oyuncu desteğinin güzel bir artısı olarak “televizyonlu Switch sahiplerine” göze kırpıyor.

Episode’lardan oluşuyor. Switch’te tüm episode’lar mevcut. Her episode kendi içinde bölümler ve boss’lardan oluşuyor. İlerleme konsepti küçük haritacıklardan oluşuyor. Bir harita bittiğinde (yani ekrandan dışarı çıktığınızda) önceki ekrana dönemiyorsunuz. Eski bazı NES oyunlarında olduğu gibi. Bulunduğunuz haritada ölürseniz tekrar aynı haritadan devam ediyorsunuz. Kaydetme yapabilmek için bölümü tamamen bitirmeniz gerekiyor. Bölüm sonu canavarları ile yaptığınız dövüşler oldukça keyifli. Oyun genel itibariyle zorlayıcı değil, kısa bir alışma sürecinden sonra gayet rahat ve akıcı bir şekilde oynayabilirsiniz. Bir yerde öldüğünüz zaman sizi çok fazla geriden başlatmıyor, bu da oyuncu dostu bir özellik.

Switch’te sadece 159 MB yer kaplıyor. Grafikleri de müzikleri de 8-bit dönemini anımsatıyor. Bu tür oyunlarda müziklere son derece dikkat ederim. Benden geçer not aldı, kulaklık takıp yüksek sesle bile oynarken bile sıkılmayacaksınız. Hikayesinden özellikle bahsetmedim çünkü oyunda hikaye anlamında bir şey yok. Diyalog yok, intro yok, ara sahne yok denecek kadar az. Minimal ve düz bir oyun olduğu her alanda kendini belli ediyor. İncelemenin eksiler bölümüne keşif ve yetenek kazanmanın kısıtlı olduğunu yazdık fakat bu tamamen oyundan beklentiniz ve oyunun vadettiği tür ile alakalı. Bazı oyuncular keşif ve karakter geliştirme işinden keyif almayabilir. Bu yüzden artı ve eksileri lütfen tercihlerinize ve oyunun türüne göre değerlendirin.

Peki fiyat nedir? Switch’e hem fiziksel hem dijital olarak çıkıyor. Switch eShop ve resmî fiyatı 30 dolar. Oyunun genelinde yalınlık işlendiği için 30 dolar sanki biraz yüksek gibi gelebilir ama bunun mantıklı bir sebebi var. Oyun fiziksel olarak da çıktığı için bir maliyeti söz konusu. İnsan isterdi ki eShop’ta biraz daha ucuza satılsın ancak eShop fiyatını fiziksel fiyatından daha düşük tutmaları yapılan anlaşmalar gereği mümkün değil. Ancak platformer tutkunuysanız, bu oyun koleksiyonunuzun en yalın parçalarından biri olacaktır. Arkadaşınızla Switch’te vakit geçirmek istediğinizde iki kişi oynama seçeneğiyle harika vakit geçireceksiniz!

Artılar (+):

+ Yalın ve kolay oynanabilirlik
+ İki kişi oynama seçeneği
+ Kusursuz işlenen retro konsepti

Eksiler (-):

- Keşif ve yetenek kazanma kısıtlı
- İçeriğine göre fiyatı yüksek


Platform: Nintendo Switch
Çıkış Tarihi: 10 Ekim 2017
Oyuncu Sayısı: 1-2
Tür: Platform, Sword-'em-Up
Yayıncı: Nicalis
Yapımcı: StarQuail Games

PUAN: 7.5/10

İnceleme kopyası için Nicalis’e teşekkürler.