İnceleme: Time Recoil

İnceleme: Time Recoil


Time Recoil, üstten görüntü açısına sahip bir aksiyon-shooter oyunu. Yapımcısı ve yayıncısı 10tons, Switch’i oldukça sevdi ve şu dönemlerde elinde ne var ne yok arka arkaya eShop’ta boy gösteriyor. Bu firmayı yine Switch’e çıkardıkları Neon Chrome, JYDGE, Sparkle 2 gibi oyunlardan tanıyoruz. Finlandıyalı yapımcıları bu defa Time Recoil ile sahalarda görüyoruz. Oyunda ne numaralar var diye bir ilk bakış attığınızda dikkatinizi şu çekecek: Düşmanları öldürmeye başladığınız an zaman belirli bir süreliğine yavaşlıyor. Yavaşlayan bu zaman aralığında size atanan çeşitli becerilerle hayatta kalmaya çalışıyorsunuz.

Oyunun ana menüsünde story (hikaye), time attack (zamana karşı yarış) ve achievements (başarı tablosu) göze çarpıyor. Kontrol mekanizması kafa karıştırıcı değil. Sol analog ile hareket ediyor, sağ analog ile hedef alma ve melee (basıldığında), L butonu ile özel hareket, R butonu ile ateş etme; hepsi bu kadar. Oyuna başlamadan önce üç tip zorluk seviyesinden birini seçebileceğinizi görüyorsunuz. Bunlar Normal, Hardcore ve Murderouse. Murderouse mod oyunda belirli bir ilerleme kat ettikten sonra açılıyor.

Senaryo ve konsept zaman teması etrafında şekillenmiş. Oyun boyunca zamanlar arasında git-gel yapıyorsunuz. 1988 yılında başlayan oyun, senaryo gereği 1973-1981-1987 gibi çeşitli tarihlere gidip geliyor. Mr. Time adında bir bilim adamına karşı savaşan ve onu durdurmaya çalışan bir örgüt üyesini oynuyorsunuz. Ana düşmanımızı bulabilmek ve onu öldürmek için bir zaman makinesi yardımı ile çeşitli mekanlarda ve çeşitli tarihlerde karşınıza çıkan düşmanları yok ediyorsunuz, görevleri tamamlıyorsunuz. Oyundaki görev mekanizması ekranın sol üst kısmında devamlı sizi haberdar ediyor. “X adlı kişiyle konuş, Y’yi al, Z’yi öldür, git uyu” gibi devamlı olarak sırada ne yapmanız gerektiğini size anlatıyor. Hatta yanına gitmeniz gereken obje bile ünlem işaretiyle “ben buradayım” diye bağırıyor. Görevlerin bazen çok gereksiz ve heyecansız olması sizi sıkabilir. Silahınızın aldığı kırmızı nişan çizgisi size düşmanları hedeflemede yardımcı oluyor. Bu nişan çizgisinin ucunda silahta kaç kurşun kaldığını görüyorsunuz.

Oyunun temel mekanikleri her ne kadar oyuncu dostu olsa da; maalesef bir enerji barı yok. Tek vuruşta ölüyorsunuz. Ancak bölümler çok kısa olduğu için öldükten sonra çok fazla geriden başlamış olmuyorsunuz. A tuşuna basılı tutarak Wormhole denilen solucan deliklerini yaratabiliyor ve 12 saniye içinde onun içine girerek zaman ve mekan değiştirebiliyorsunuz. Bunu verilen görevlerin dışında yapmanız anlamsız.

Oyunda belirli bir ilerleme sağladıktan sonra alacağınız Dash adı verilmiş olan yetenek ile düşmanlara 2 defa ateş ettikten sonra önünüze geleni biçebiliyorsunuz. Buna alışmak biraz zaman istiyor. Ustalaştıktan sonra 2 ateş + dash + 2 ateş + dash + 2 ateş + dash kombinasyonu ile seri şekilde ilerleyebilirsiniz. Hatta bu dash slotlarını birikterek toplu bir şekilde de kullanabilirsiniz. Dash sayesinde ayrıca ince duvarları kırıp geçebiliyorsunuz. Bazı görevlerde işinize yarayacak. Ancak böyle karambollü durumlarda zamanın yavaşlaması ile birlikte framedrop’larda düşüşler dikkatinizi çekebilir. Yapımcı zamanı yavaşlatma fikriyle, sanki framedrop sorununu çözmek istemiş izlenimi uyandırdı bende; ancak framedrop’lar her halükarda fark ediliyor.

Yaklaşık 1 saatlik oynanışın ardından oyun kendini tekrar etmeye başlıyor. Kontrol mekanizmasının analoglar ile yeterince kolay olmaması oyundan aldığınız keyfi biraz düşürüyor. Ancak oyun türüne aşina iseniz ve seviyorsanız gideri var. Kendini tekrar eden diyaloglar, hep aynı bölüm görevleri, zayıf içerik sizi 1-2 saat sonra oyundan koparabilir. Geliştirilebilen taktik ve strateji sayısı sadece gidilecek yolları değiştirmekten ibaret. Yani mekan tasarımının size taktiksel olarak bir avantajı yok.

Time Attack (zamana karşı yarış) modu, oyun boyunca açmış olduğunuz bölümleri olabildiğince hızlı sürede bitirmeye çalıştığınız bir bölüm. Achievements (başarı tablosu) oyunda elde ettiğiniz üstün başarıları listeliyor. Tek vuruşta 3 kişi birden öldürmek, tek bir dash ile dört kişiyi öldürmek gibi çeşitli madalyalar mevcut.

Toparlarsak; oyunun en büyük numarası bir düşmana silahla vurduktan sonra zamanın yavaşlaması, İlerledikçe çeşitli yetenekler kazanarak bu yavaşlayan zaman aralığında olabildiğince ustalaşmak ve zamanda yolculuk konsepti. Birkaç saat içinde oyun zenginlikten uzaklaşmaya ve aynı görevlerin dönüp dolaşıp birbirine benzeyen bölümlerde aynı formlarda karşınıza çıkmaya başlıyor. Oyunun eShop fiyatı 14 dolar ve 14 euro. Şahsi fikrim 10 euro aşağısında olan bir fiyatla indirime girmesini beklemek olacaktır.

Grafik ve müziklere yeterince değinmemiş olmamın sebebi kendilerini pek hissettirmiyor olmaları. Üç boyutlu grafiklere sahip. Bölüm, karakter ve mekan tasarımları birbirine aşırı benziyor. İlerledikçe sanki aynı bölümleri oynuyormuş hissine kapılıyorsunuz. Müzikler ise ortalama bir aksiyon-shooter oyununa hitap edecek türden ve gideri var. Oyunun yapımcı sayısı bir elin parmakları kadar ya var, ya yok. Bu sebeple ortaya bir şaheserin çıkmasını beklemek anlamsız. Yine de 10tons az adamla çok iş yapmış ve birkaç gün elinizden düşürmeyeceğiniz bir shooter geliştirmiş.

Artılar (+):

+ Eğlenceli zamanı yavaşlatma konsepti
+ Oyunun hızlı gelişmesi ve basit kontrolleri

Eksiler (-):

- Mekaniklerin bir süre sonra kendini tekrar etmeye başlaması
- Taktiksel açıdan zenginlik olmaması

Platform: Nintendo Switch
Çıkış Tarihi: 26 Ekim 2017
Oyuncu Sayısı: 1
Tür: Action, Shooter, Shoot-'Em-Up, Top-Down
Yayıncı: 10tons
Yapımcı: 10tons

PUAN: 7/10

İnceleme kopyası için 10Tons’a teşekkürler.